Rüyalar 3 çeşit
Rüya ve tevilleri konusunda önde gelen İslam alimlerinden İmam Nablusi’ye göre, rüya ilmi insanlığın ve alemin başlangıcından beri akıp gelen bir ilimdir ki, nebiler ve resuller o ilim ile amel etmişlerdir. Peygamberlerin çok kere rüya ile verdikleri haberler, kendilerine rüya anında Rableri tarafından vahyedilen şeylerdir.
Yine başta İmamı Nablusi, İbn Sirin ve Seyyid Süleyman olmak üzere birçok İslam alimine göre rüyalar, üç kısma ayrılıyor. Birincisi Allahu Teala tarafından müjde olarak gösterilen rüyalar. İkincisi şeytan tarafından korkutmak için vaki olan rüyalar. Üçüncüsü ise, insanın bizzat kendi düşünce ve haliyle meydana getirdiği kuruntuların neticesinin uykusunda rüya şeklinde tecelli etmesidir.
Birinci tür rüyaları, genellikle peygamberler, veliler ve salih kişiler görürler. Bunlar doğru ve güzel olan rüyalardır. Çok nadiren dindar olmayan insanların bu şekilde rüya gördükleri olur. Bunlara, ‘Sadık Rüyalar veya Salih Rüyalar’ denir. Bu tür rüyalar, doğru sözlü, temiz ve pak yürekli, nezih itikatlı kişilere nasip olur.
Hz. Muhammed’e (S.A.V.) 23 sene vahiy nazil olmuş ve bu vahyin ilk altı ayı boyunca sadık rüyalar tecelli etmiştir. Bu nedenle de, salih rüyalar, nübüvvetin 46 cüzünden birisi olarak adlandırılmıştır.
Batıl rüyaların değeri yok
Diğer iki çeşit rüya ise, İslam alimleri tarafından batıl olarak nitelendirilir. Karma karışık şeyler anlamında ‘Adğasi Ahlam’ denilir. Adğas, yaşı kurusuna karışmış otlar demektir. Şeytan tarafından gösterilen rüya, insanları mahzun etmek için gösterilen korkunç rüyalardır. Yüksek bir yerden düşmek, köpek tarafından ısırılma, yılanın sokması gibi. Bunlar esas ve asılsız şeylerdir. İnsan böyle bir rüya gördüğünde kesinlikle başkalarına anlatmamalıdır.
Yine insanın uyanıkken önem verdiği ve meşgul olduğu şeylere ait gördüğü rüyalar da, batıldır. Bunlar tamamen kuruntudan ibarettir. İnsan nezdinde bir kıymeti yoktur. Örneğin, çok düşündüğü bir dostunu rüyasında görür veya bir hasta kendisini suya karşı hararetinden dolayı çeşmeler, ırmaklar, pınarlar kenarında bulur. Aç insan kendisini yemek yerken görmesi de bunun gibi. Bu gibi rüyalar, hayal ve evhamdan ibaret olarak değerlendirilir. Bu nedenle de, salih rüyalar olmazlar.
İmam Nablusi’ye göre, batıl rüyalar yedi çeşittir. 1-Üzüntü, keder ve arzuların tesiri ile insanın meydana getirdiği karmaşık rüyalar. 2-İnsanın rüyada ihtilam olması. Bu rüyanın da tabiri yoktur. 3-Şeytan tarafından korkutmak için gösterilen rüyadır ki, rüyayı görene hiçbir zararı erişmez. 4-Cinlerin gösterdiği şeylerdir ki, rüya sahibi rüya esnasında bundan da zahmet çeker. 5-İblis’in gösterdiği ve temeli batıl rüyadır ki, bu zaten rüyadan sayılmaz. 6-İnsan bünyesinin anormal ve kederli zamanında gördüğü rüyalardır. Bunlar da rüyadan sayılmaz. 7-Acı ve ızdırapların getirdiği rüyalardır ki, rüya sahibi o anda senelerce önce vaki olmuş bir hali görür.
Salih rüyalar gerçek gibidir
Doğru ve güzel rüyalar ise, İslam alimlerine göre beş çeşide ayrılıyor. Bunlardan birincisi apaçık sadık rüyalardır. Neticeleri, aynen zuhur etmektedir. Çünkü sadık rüyaları, gösteren Cenabı Allah’tır. İkincisi ise, salih rüyadır. O da Allah tarafından müjdelenir ve o rüya ile yaptığı veya yapacağı bir şeyle müjdeler. Üçüncüsü, rüya ile mükellef meleğe ‘Sıddîkûun’ adı verilmiştir. O melek, Cenabı Allah’ın kendisine öğretip, bildirdiklerini ve ibretli olaylardan ona ilham ettiği nesneyi insana rüyasında gösterir. Her eşyanın, her nesnenin misal aleminde bir benzeri vardır. Dördüncüsü, murad ve maksat açık olmayıp gizlice işaret edilmiş rüyalardır. Beşincisi, rüya görülen yerin delaletiyle sahih olur. İnsan rüyada gördüğü yer; gördüğü yere galip gelerek şer hayır, hayırda da şer şeklinde tecelli eder. Örneğin, rüya anında mescidlerden birinde tambur çaldığını gören biri, bu hali akıl ve dine aykırı bulduğundan derhal tevbe eder ve bu da onun için hayra döner.